170’likler !
Sabiha Doğan

170’likler !

       

Tarihin tekerrür ettiği bir hakikat! Zaman değişmiş olsa da benzer şartlar ortaya çıktığında milli mücadele ruhunu topyekûn hissediyoruz.

Terörle mücadelenin en geniş kapsamlı ve stratejik dönemlerinden birini yaşarken milli refleksin tekrar canlanması bir tesadüf değil! Başta kadınlar olmak üzere canını, toprağı vatan kılmaya adamış Mehmetçik için seferber olan her bir vatandaşımızın desteği bünyesine eş, paralel…

Nev’i şahsına münhasır bir milletiz işte!

Ne kimseye benzeriz ne de başka bir topluluk bize benzeyecek değildir!

Devasa kazanlarda pişirilen yemekler, örülen içlikler, kesilen kurbanlar…

Ya maaşını bağışlayan emekli, gelirini Mehmetçiğe hediye eden simitçi, atkı ören narin kadın elleri, nasırlı avuçların açtığı yufkalar…

Bizi beklemesinler diyen, gitmeden vasiyetini yazan asker, bir yıllık kocasını vatana şehit verdikten sonra; “Sahipsiz olan vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır!” mesajını sosyal medyada deklare eden eş, temizlemeden gelmesinler diyen asker annesi…

Zaman, isimler değişse de kahramanlığı değişmiyor bu aziz milletin!

Zeytin Dalı Harekâtı, her ne kadar terör mücadelesi gibi görünse de aslında devletin bekası, milletin felahı için mühim bir girişim. Misak’ı Milli’nin korunması, birlik ve beraberliğin devamı için başlatılan bu harekât aslında stratejik bir savunma pozisyonu!

Harekâtın kimlere karşı yapıldığı ise aslında kimse için sır değil! 15 Temmuz’da milletin ve milli iradenin karşısına çıkan odak, şimdi de silahlı kuvvetlerimizin karşısında. Üstelik 15 Temmuz sürecinde olduğu gibi algı yönetimi, propaganda, dezenformasyon üzerinden tüm mekanizmaları da kullanıyor!

Harekâtı itibarsızlaştırmak için -özellikle sosyal medyadan- yönetilen operasyonel haberler, kurgusal metinler üzerine eklemlenmiş eski fotoğraflarla iç ve dış kamuoyu etki altında bırakılmak isteniyor. Kendileri dışındaki tek bir kişinin rahatını dahi önemsemeyecek tiplerin “Savaşa Hayır” çığırtkanlığı yapıyor olmaları da sistematik çalışmanın ürünü!

250 şehidin verildiği 15 Temmuz’da çıtı çıkmamış bu güruhun şimdi yeri göğü inletmeye çalışmaları, barışsever kelebeklere dönüşmeleri, Atatürk’ün aforizmaları üzerinden uluslar arası duyar kasmaları sebepsiz değil!

Bir oradan bir buradan acayip konsept oluşturan 170 kişinin imza attığı açıklamanın yakın zamanda tarihçilerin dönemi açıklayan çalışmalara kaynaklık edecek metinlerden olacağına şüphemiz yok! Artık adına “… muhibbi” üyelerinin milli mücadeleye karşı çıkarak verdikleri beyanat mı denir yoksa müstemlekesever taifenin utanç listesi olarak mı isim bulur bilemem! Lakin emin olduğumuz, dıştaki taarruzlara karşı vatan bütünlüğünü korumak amacıyla yapılan böylesi stratejik bir hamleye karşın içteki yabancıların gösterdiği direnç, mukavemet hatta engelleme girişimi olduğudur!

Millet bunları görmezden gelip af edecek değil elbet! 15 Temmuz’da milli iradenin yanında ve karşısında duranların yazıldığı defter hacim kazanarak genişliyor. Varlıklarını, kimliklerini bu aziz millete borçlu olanların milli menfaatlerin karşısında konumlanmalarını biz unutsak bile tarih kaydetmekten vazgeçmeyecektir!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500