Merkez sola bir parti lazım!
Sabiha Doğan

Merkez sola bir parti lazım!

       

Kemal Kılıçdaroğlu’nu siyasi tarihimize, “CHP’yi bitiren adam” olarak kaydetsek yeridir. Bunu söylerken genel başkanlık koltuğuna oturtulduğundan bu yana partiye yaşattığı hezimetten bahsediyor değiliz. Makama geçtiği günden bu yana ortaya koyduğu politika ile CHP’yi siyasi çizgisinden uzaklaştırarak nereye, hangi kulvara ait olduğu bilinmeyen bir yere getirmesini hatırlatıyoruz.

Başta CHP’liler olmak üzere herkesin öncelikle fark etmesi gereken, CHP’nin yaşadığı eksen kaymasının HDP ruh ikizliğiyle tamamlandığı! Teşkilat yönetimine getirdiği kişiler birer tesadüf değil Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi sürüklediği maceranın bilinçli tercihlerinin sonucu…

Kendi devleti için seri katil-katil devlet yazan, Ermeni Soykırım iddialarını destekleyen, 15 Temmuz’da milli irade için meydanlara çıkan halka yönelik suçlamalar yönelten birinin CHP İstanbul İl Başkanlığına getirilmesi bu politikanın ürünü.

Gezideki militanlığı desteklemesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik hakaretleri hakeza!

CHP’nin çiçeği burnunda İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın annesine hakareti dahi sosyal medyada paylaşması karakter ve etik anlayışını aşikâr eden sağlam bir belirteç!

“Fark etmedim” yollu savunusu üç yaşındaki çocuğa dahi mizah olarak gelebilecek muhtevada! Öte yandan nefret ve öfke kokan paylaşımları gün yüzüne çıkınca mesleğinin ve annelik kutsiyetinin arkasına sığınmak istemesi de ayrı saçmalık!

“Ben bir hekim ve anneyim!” diyerek küfürbazlığını, çekinmeden kustuğu öfke ve nefretini örtme çabası beyhude olacaktır!

Hoş, çocuk yaştaki kızının eline içki tutuşturup sosyal medyada paylaşan, “ben bir kindar yetiştiriyorum Tayyip” diye nefretini çocuğuyla devam ettirdiğinin altını çizen birinin anneliği ne manaya gelir ki!?

Hekimlik tıbbiye bitirmek, annelik çocuk doğurmakla tamamlanan bir olgu olsaydı dünyada vicdansız hekimler, cani annelere rastlanmazdı!

Kocasının yediği domuzda gözümüz olamayacağı malumdur da titrinde doktor yazan birinin, yaşadığı ülkenin yapısını gözetmeden yaptığı bu paylaşım hangi etik, saygı, görgü vs vs ile bağdaşır?

Aslında Kılıçdaroğlu dönemiyle CHP teşkilatlarında yaşanan değişimin verdiği rahatsızlık yeni değil. CHP tabanında uzun süredir gizli bir hoşnutsuzluk var!

CHP tabanı, partinin varlığını üzerine inşa ettiği dinamiklerden uzaklaşıp gittikçe marjinalleştiğinin farkında. AK Parti gitsin de ne olursa olsun, kim gelirse gelsin düşüncesi içerisinde bu yöndeki değişikliklere sessiz kalmayı tercih ettiler. Ancak Canan Kaftancıoğlu meselesinde ortaya dökülenler klasik CHP’lileri de ciddi anlamda rahatsız etti.

Sadece, Atatürk’ün askerleri sloganının yoldaşa evrilmesi bile CHP çizgisindeki radikal değişimden muzdarip seçmeni huzursuz etmeye yeterli!

Kılıçdaroğlu, CHP’lilerin rahatsızlığını görmezden gelmeye devam ederse parti içi muhalif damarın kabaracağına şüphe yok! Ancak Kılıçdaroğlu’nu bu göreve getirenlerin bir genel başkanlık değişimine izin verecekleri pek ihtimal dâhilinde görünmüyor.

Gelinen noktada bilinen o ki CHP içerisinde kaynama artarak devam edecek. Artık iyice radikalleşmiş, terör örgütlerine yaklaşmış bir CHP tüm tabana hitap etmekten iyice uzaklaşmaktadır. Belki de Türkiye’de solun ihtiyacı olan artık merkezde duran yeni bir sol partinin kurulmasıdır!

Twitter.com/sabihadogann

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500