DAEŞ teröristleri PYD/PKK saflarında!
Hamza Mercanoğlu

DAEŞ teröristleri PYD/PKK saflarında!

       

Rakka'yı elinde bulunduran DAEŞ ile anlaşarak, militanlarını bölgeden tahliye etmek karşılığında şehri teslim aldığı söylenen ABD, şehri kendisne bağlı PYDPKK güçlerine teslim ettiğinde Türkiye başta olmak üzere birçok ülke tarafından eleştirilmiş ve bunun bir tezgah olduğu ileri sürülmüştü.

Konuya binaen İngilterenin tepkisini ise İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore, "DEAŞ karşıtı koalisyonun Rakka'da terör örgütleri YPG ile DEAŞ arasındaki anlaşmadan haberdardı" şeklinde dile getirmiş ve adeta bir itirafta bulunmuştu.

ABD,geçtiğimiz gün bir açıklamada bulunarak kendisine bağlı PYDPKK güçlerinden 30 Bin kişilik bir sınır güvenliği birliği oluşturma çalışması içerisinde olduğunu ilan etti. Bu ilanın Türkiye Başkanı Sayın Erdoğan'ın "Afrin'e operasyon yapacağız" açıklamasının hemen akabinde gelmesi manidardı.

Aslında bir anlamda Türkiye'yi tehdit ve korkutmaya yönelik, panik içerisinde atılmış bir adım olarak değerlendirildi. Bu tehditten çıkan bir diğer meal ise, ABD'nin çok önceleri tasarladığı PYD terör Devleti planının panik içinde öne alındığı idi.

ABD'nin ne yapmaya çalıştığı çok önceden biliniyordu,bölgeye binlerce tır ve uçaklarla ağır silahlar yığan, ancak ikiyüzlü ve sinsi bir strateji yürüten ABD çeşitli tevillerle kıvırarak niyetini gizlediğini zannediyordu. Lakin iş artık öyle bir noktaya geldi ki, ABD'nin söyleyecek yalanı kalmadı. Bölgede mert ve insani bir strateji güden Erdoğan önderliğindeki Türkiye, ABD'nin tüm yalanlarını ve gizli niyetlerini deşifre ederek Dünyanın gözleri önüne döktü.

 

ABD kendi kulvarındaki ülkeler tarafından dahi desteklenmiyor. Güce tapan ve güçün her zaman haklı olacağı inancıyla hareket eden ABD, Tayyip Erdoğan'ın "Haklı iseniz güçlüsünüz" ilkesiyle hareket etmesi karşısında ne yapacağını şaşırdı ve panik içerisinde, kısacık tarihinde hiç olmadığı kadar zor ve acınası bir duruma düştü.

MISIR SALDIRISI BİR ABD KUMPASIYDI

Bu bağlamda, Rakka ve Suriye içlerindeki diğer şehirlerde konuşlandırdığı DAEŞ terör Örgütü militanlarını şehri terk etmeleri karşılığında tahliye ettiğini iddia eden ABD'nin bir yalanı daha gün yüzüne çıkmaya başladı. Hatırlarsanız bu olaydan bir kaç gün sonra, Mısır'ın El Ariş kentinde bir camiye yapılan saldırıda 305 kişi şehit olmuş ve yüzlercesi ise yaralanmıştı.

O günlerde bu saldırıyı hiç anlamlandıramamıştım. Zira, ABD'nin kurup büyüttüğü ve kendi emelleri doğrultusunda kullandığı DAEŞ neden Mısır'da bir saldırı gerçekleştirsin? ABD'nin mevcut Mısır yönetimiyle hiç bir sorunu olmadığı gibi, Mısır'ı yöneten darbeci Sisi ise tam manasıyla bir Amerikan köpeğidir!

Mevzunun arka planı geçtiğimiz gün bir gazetecinin verdiği bir haberle ortaya çıktı.A Haber televizyon kanalına açıklamada bulunan, Suriye içlerinde ve sınır hattında görev yapan bir muhabir "DAEŞ militanları sakallarını kesip PYD elbisesi giydiler. DAEŞ terör örgütü üyeleri PYDPKK saflarındalar" şeklinde durumu özetledi. Haber sonrası bölgeden bazı gazetecilerle görüştüm ve onlarda bunu teyyit ettiler.

ABD, DAEŞ'LİLERİN İZİNİ KAYBETTİRMEK İSTEDİ

Bu haber ile, DAEŞ mensuplarının Rakka'dan tahliye edilmesi iddialarını yan yana getirdiğimizde ortaya şeytani bir plan çıkıyor. Nasıl mı?

Şöyle ki: Terör örgütünün tahliye ve tasfiye edildiğini iddia eden ABD, bu yalanını desteklemek adına, Mısır'da bir eylem yaptırır ve "Suriye'yi terk eden terör örgütü DAEŞ Mısır ve Afrika ülkelerine kaçtı" algısı oluşturarak Suriye'de PYDPKK eliyle oluşturacağı terör gücüne katacağı DAEŞ'lilerin izini kaybettirmiş olur!

Aslında DAEŞ'liler Rakka ve Suriye içlerini hiç terk etmediler. Düşünsenize, DAEŞ gibi cani ve barbar bir örgüt, tek bir kurşun bile atmadan Rakka ve diğer şehirleri nasıl teslim ettiler? Aslında gitmediler! Gitmelerine gerek te yoktu! Sakallarını kesip, elbiselerini değiştirmeleri yeterliydi ve öyle de yaptılar!

An itibarıyla yaklaşık 10 Bin kişilik DAEŞ militanlarının PYDPKK saflarına katıldığını düşünüyorum. Bölgeyi iyi bilenlerden aldığım duyumlarda bu meyandadır.

HEDEF SURİYE'DE BİR TERÖR DEVLETİ KURMAK

Bu haber, ABD'nin Suriye politikasının en başından beri Suriye'yi bölmek ve burada kendisine bağlı bir "Terör Devleti" kurma peşinde olduğunun en açık göstergesidir. ABD ne Suriye ve nede Irak'ta, veya Ortadoğu diye adlandırılan İslam topraklarında asla barış istemedi, istemiyor ve istemeyecektir. Zira, kan ve savaşlardan beslenen Batı ekonomisini çökertecek tek gerçek bu bölgede barış ve huzurun, istikrarın sağlanmasıdır.

Hülasa, Neo-Con'lar tarafından yönetilen ABD, kendi varlık ve beka sebebi olan savaşlar sürdükçe varlığını sürdürecektir. Diğer bir husus ise, avengelist barbarları ve Arz-u Mevud siyonistlerinide unutmamak lazım.

Türkiye dış politikasında istikrarlı ve sürdürülebilir bir strateji gütmektedir.

Tamamen insani ve reel bir duruş sergileyen Türkiye Devletinin Afrin'e oprasyon yapması çok doğru, en önemlisi haklı bir eylem olacaktır.

Kendi topraklarını ve Devlet bekasını tehdit eden terör yapılarına karşı kendini koruma hakkı bulunan Türkiye, tavizsiz ve dik duruşunu devam ettirdiği sürece, ABD'nin acziyet içerisinde attığı adımlar ve tehditleri yer tutmayacaktır. Zira herkes biliyor ki, ABD bu bölgede yalnızlaşıyor.

Türkiye ise Rusya ve İran ile oluşturduğu "Anti ABD" Bloku ile güçlü bir ittifak oluşturdu. Dahada önemlisi, Asyadan Afrika'ya tüm Dünya Türkiye'nin haklı ve dik duruşunu beğeni ve gıpta ile izliyor. Yakın bir gelecekte hepsi Türkiye ile dayanışma içerisine girmek için yarışacaktır.

 Zira, Dünya'nın ABD korkusu, Türkiye ve onun lideri Erdoğan'ın cesaretli duruşuyla boşa çıkacaktır.

Afrin, Hem Türkiye ve hemde Dünya için "haklının, güçlüyü" yendiği yeni bir zafer olacaktır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500