Gökçek ve Sözcü
Seyfi Uzunkök

Gökçek ve Sözcü

       

Melih Gökçek... 

Geçtiğimiz günlerde Saygı Öztürk'e açıklamalarda bulundu... 

Hizmetlerini aktardı, 

Atatürk Orman Çiftliği'ndeki başarılı çalışmalarından bahsedip; 

şehir merkezindeki meydanları genişletmeye çalıştığını ifade etti... 

Son olarak ise, 

"Sözcü'de yazmak isterim" dedi... 

O cümle aynen şöyle, 

"Eğer SÖZCÜ yönetimi uygun bulursa, SÖZCÜ'de yazmayı da çok isterim. Farklı görüşler olur. Aslında çok maaş da istemiyorum. Ben yazmaya hazırım. Başka bir yerden yazmam konusunda öneri geldi. Ancak ben SÖZCÜ'de yazmayı tercih ederim." (gereksiz yere iki kere 'ben' kullanmış) 

"Farklı görüşler olur" 

Haklı mı? 

Evet...Yüzde yüz haklı... 

Gazeteler her düşünceye kapısını açmalı... 

Mümkün mü? 

Hayır... 

Mesela? 

Mesela Akit Gazetesi'nde Emin Çölaşan yazabilir mi? 

Yeni Şafak'ta Bekir Coşkun'a yer bulunur mu? 

Sabah Zülfü Livaneli'ye köşe açar mı? 

Cumhuriyet'te Abdurrahman Dilipak'ı görebilir misiniz?  

Evrensel'de Yıldıray Çiçek yazabilir mi? 

Birgün'de Ali Karahasonuğlu olabilir mi? 

Gökçek'in durumuna aynı minvalden bakarsak: 

Basın değişime uğrar; 

sağcısı, solcusu, dindarı, dinsizi aynı gazetede yazmaya başlarsa, 

Melih Gökçek ancak o zaman muradına erebilir... 

Ama... 

önce kendisinden başlamalı: 

Kaçak su kullanan Aylin Nazlıaka'yı, 

10 yıl görmedi... 

Kendisi hakkında 'Farklı görüş' beyan edilince... 

Kadına yapmadığını bırakmadı,  

kameralarla  ev  bastı.... 

Dinozor sevdası da bir başka absürtlüktü... 

Kimse itiraz etmedi... 

Biri çıkıp, 

"Daha tavuk bile görmemiş nesle 'Dinozor' u tanıtmak doğru değil" diyebilseydi, 

bugün etraf dinozorlarla dolmazdı... 

Başka? 

'Büyükşehir Bülteni ' çıkartı Gökçek... 

Her sayı 160 bin adet... 

663 sayı... 

Belediye'ye aylık maliyeti 250.000 TL... 

Yani 663 sayı eşittir 38.000.000 TL... 

Bir yetkilinin verdiği bilgiye göre, 

'personel ve dağıtım giderleri hariç' 

Bir kişinin rahatlıkla çıkarabileceği bülteni Gökçek; 

onlarca kişi, 

tonlarca parayla yaptı... 

"4 tane günlük gazete' bütçesini haftalık yayına aktardı... 

Parasını kimlere ödetti? 

Su faturasına ve ulaşıma yansıttığı zamlarla, 

halka... 

İtiraz edebilen oldu mu?

Hayır...

*

Peki... 

Ankara'da ulusal gazetelerin 160 bile satamadığını düşünürsek, 

Bu bülteni kaç kişi okumuştur? 

Bedava olmasına rağmen 5000 'i geçtiğini ispat eden çıksın, 

alnından öperim... 

İşte böyle değerli arkadaşlar... 

"Her şeyi ben bilirim" diyen efsane(!) başkan... 

İktidar partilerine sırtını dayayarak yıllarca seçildi(!) 

Ve... 

Şifreli makam kapısından bir kere olsun kafasını çıkarıp dışarı bakmadı... 

23.5 yıl görev yaptığı Ankara'da kendisini seven tek kişi bırakmadı...

Sözcü'ye verdiği, 

"Çalıştım ama neden görevden neden alındığımı bildiğim halde söylemem" demeci, 

söyleyememesinden değil, istikbal kaygısından kaynaklanmakta... 

Gökçek'in ısrarla, "farkı görüşler olması gerekir" lafı da sanıyorum, 

bir gece önce rüyasında gördüğü 'sakallı dedenin' tavsiyesi... 

*

Milyonlarca takipçisi olmasına rağmen, 

derdini anlatamayan adam... 

Çıkıp Sözcü gazetesinde ülkenin sorunlarını yazacakmış... 

Kendisi yazmayacağı, yazamayacağı gibi... 

Yazdırmazlar da... 

Sadece Gökçek'in sorunu değil bu... 

Genel itibariyle Türkiye'de; 

ne siyasi partilerin ne de  gazetelerin karşıt düşünceye 

tahammülü olmaz, olamaz... 

Dolayısıyla, 

Melih Gökçek'in Sözcü'de yazması, 

hamsinin kavağa çıkması kadar imkansızdır... 

Sağlıcakla kalın... 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500