Yaşasın siyahlar!
Hamza Mercanoğlu

Yaşasın siyahlar!

Bu içerik 102 kez okundu.
   

Erken seçim herkesi gafil avladı. Sadece muhalefet partilerini değil! Bilhassa Milletvekili olma planları yapanları. Henüz lobi oluşturmamıştı kimileri. PR yapmamışlardı daha! Zaman çoktu onlara göre. Ancak Reis bir gündüz ansızın açıklayıverdi. “24 Haziran’da seçimimiz var buyurun..”

Ülke genelinde aday başvuru sayısı 7 Bin’in üzerinde seyrediyor. AK Parti’den başvuranların sayısı bu. Diğer partileri söylemiyorum. Öyle görünüyorki bu seçim diğerleriden çok daha farklı, renkli ve çoğulcu olacak. Kıran kırana bir mücadele şimdiden başladı. Gaziantep’te diğer şehirlerden farksız. Yazıyı kaleme aldığım saatlerde başvuru sayısı 149 idi. Halen artarak devam ediyor.

Sayının çokluğu kimsenin gözünü korkutmasın. Aslında bu rakamlar, Türkiye’de demokrasinin ne kadar ivme kazandığını ve geliştiğini gösteren bir ibredir. Halk kendisini yönetmek için birbiriyle yarışıyor. Adaylık başvurusu yapanların profillerini inceledim. İçerisinde neredeyse tüm meslek gruplarından kimseler var. İlahiyatçı, Avukat, Doktor, Mühendis, Eğitimci, Serbest meslek sahibi, işçi, memur, işsiz v.s.

Bu tablo bana iki şey anlatıyor.

1.Çoğulcu demokrasi bugüne kadar  kendisini bu kadar tabana inerek hissettiremedi. Tepeden inme adayların emrivakiyle dikte edildiği günler geride kaldı. Halkın içerisinde yönetme arzusu bulunan kişiler, diplomalarına, kariyerlerine, mesleklerine ve cüzdanlarına bakmadan, vicdanlarının sesine kulak vererek aday olmaktan çekinmiyor. Birçokları kazanmayı bile düşünmeden parasını yatırıp aday oluyor. Hatta yakinen tanıdığım birkaç tanesi eş, dosttan borç alarak yatırdılar adaylık parasını.

Toplumumuz özgüven kazanma yolunda büyük bir gelişim içerisinde. Hatırlayınız, 10 yıl önce herhangi bir partiden, hele hele iktidar partisinden aday adayı olabilmek için nerelerden icazet aranırdı. Falanca siyasetçi, filanca iş adamı veya falan aşiretin reisi, bir kişiye referans olup destek vermez ise yok hükmündeydi. Bunlara rağmen aday olmayı hiç kimse göze alamazdı.

Seçilecek Milletvekilleri belliydi. Daha seçim başlamadan Genel Merkezlerde not edilir, temayülden kim çıkarsa çıksın, not edilenler vekil adayı olarak tepeden inme gelirdi.

2.Bu seçimde, aday adaylarının çokluğu, her şehrin nüfuzlu beylerine karşı bir “Halk tepkisidir!”

Halkın değişik katmanlarından kimselerin mecliste yer alamaması ve belli bir statükocu anlayışın hegoman olduğu Türkiye siyasetinde bundan böyle dengeler değişecektir. 15 Temmuz darbe girişimi gösterdi ki, vatansever olmak ve yönetimde yer almak için illa belli bir zümreden, eşraftan, kökenden, kısaca nüfuzlu kimselerden olmak gerekmiyor. Bilakis, ülkenin en zor zamanında her kesimden halk taifesinin vatan için ölüme nasıl koştuğunu herkes gördü.

Canını ortaya koyabilecek kadar cesur olanların, bu ülkenin yönetiminde bulunma, söz söyleme hakkı asla engellenemez. Kanunlar önünde bir engel mi var kardeşim? Diye sorabilirsiniz1

Hayır! Kanunlar önünde hiçbir engel yok! Ne ki, statü kocu şehir ağalarının, beylerinin ve bürokrasinin mahalle baskısı ve “Orantısız rekabet gücü” var. Siz aday olsanız bile, Ankara’da dayısı olanlar, cebinde şişkin cüzdanı olanlar her seferinde gidip Ankara’dan işi bağlayıp dönüyorlar.

İşte bu hiç adil değil! 15 Temmuz gecesi ihanetini gördüklerimiz koca koca Generaller, Valiler, Kaymakamlar, Profesörler, Rektörler, hülasa “Diploması beyinlerinden büyük” alçaklar değil miydi?

Umar ve dilerim ki, bu seçimde, genelde bu ülkeye, özelde ise Gaziantep’e gerçek manada hizmet edecek, kibir ve egosunun peşinde koşmayacak, akraba, eş, dost için ihale kovalamayacak, aldığı maaşın hakkını verecek, imanlı, ahlaklı, karakterli, vicdanlı, garibanı düşünen, fakirliği bilen, açlığı, yokluğu tatmış halktan kimseler Milletvekili olur.

Tüm partilerin adaylarına şimdiden başarılar diliyorum.

NOT: Seçim boyunca Adaylar ve siyasi atmosferle ilgili yazılarımı Referans Gazetesinden  sürdüreceğim.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500